Banu Yıldıran Genç
14 Şubat 2026
“baht oyunları” bahttan yana çok da talihli olmamışlardan, kendi bahtını kendi yazamamışlardan oluşuyor. toplam on üç öyküde kadınlar, erkekler, çocuklar gözümüzün önünden süzülüp geçiyor ve bir “an” bırakıyorlar kucağımıza.
özellikle sevdiğim öyküler sanırım nuray elçin’in humour’unun en çok hissedildiği öyküler oldu. hiçbir öykü ağlak, ajite değil, onu mutlaka belirtmeliyim ama karakterin kendisiyle dalga geçtiği ya da bizim yerimizle yazarın bunu yaptığı öyküler epey dikkat çekiciydi.
“köpükler dışarı taşıyor”da evde dönenip dururken omzunda terapistini taşıyan ve onun bıdı bıdısıyla kendi yanlışları birbirine karışan anlatıcı ne mutlu ki yine yanlış yaparak sonlandırıyor öyküyü.
“annem dün gece, mürüvvetimi görmeden, bir torun sevmeden ölürse gözleri açık gideceğini anlattı uzun uzun, iki eli yakamda olacakmış, bir de hakkını helal etmeyecekmiş.” cümlelerinin ağırlığını bize hafifçe veren “üç vakte kadar” öyküsü de bu kez şuursuz erkek anlatıcısıyla bizi gülümsetiyor. gülümsetiyor diyorum ama nuray elçin’in her öyküsü ayrı bir toplumsal gerçeğe dair, bunu da es geçmemek gerekiyor. müthiş türk aile yapısı hemen her öyküde fon oluşturuyor.
o nedenle “alt tarafı bir sigara vakası” beni epey etkiledi. evin oğlunun düzelir diye askere gönderilmesi, iş kurulması, üstüne evlendirilmesi… hangimize tanıdık gelmiyor? kaybolan hayatları çok minimal düzeyde anlatan basit ama etkili bir öykü bu.
ilk iki öykü birbiriyle bağlantılı, ilki “yedi tepeli şehrin en namlı orospusu” adıyla çok güçlü bir hikaye vaat ediyor ama bence masalsı kısım bu etkiyi kırmış. benim efsanemsi, masalsı metinlerden hoşlanmamam da etkilidir tabii ama artık klişeleşmiş kuyu metaforu ve adem’le havva masalı olmasa, bangır bangır yaşlanan orospu hikayesi olsa daha güçlü olurdu diye düşündüm. yoksa sinan çetin’in 14 numara filmine çakılan selamıyla, dilber’in gününü aktarırken değişip duran kipleriyle kitaptaki en farklı öykülerden.
yaşlı karakterlerin dilindeki eskilik çok yerinde, bir öyküde anlatıcının bunu sözlük yardımıyla yaptığını söylemesi detayı da ayrıca komikti. yine kadın kadar erkek karakterlerin olması, anlatıcı olarak göze batmamaları da ustaca. kitabın adı ve kapağını ne kadar sevdiğimi de hatırlatayım. nuray elçin’in eline sağlık ve hoş geldi.










